Troya

Çanakkale gezimizin 2. gününde  meşhur Truva atının bulunduğu, Kaz Dağı eteklerindeki  Troya şehrine gittik. 

1870′lerde Alman  Heinrich Schliemann’ın ünlü Priamos Hazinesi’ ni bulmak için başlattığı kazı çalışmaları 1980′ a kadar sürer.   Schliemann’ın ölümünden sonra devam kazı çalışmalarında,  aynı yerde 9 kez farklı dönemlerde şehir kurulduğu ortaya çıkmıştır. Schliemann hazineyi bulmak için servetinin büyük bir bölümünü harcamış; 1873′te  hazineyi bulmuş ve Yunanistan’a kaçırmıştır. II Dünya savaşından önce Almanya’da olduğu bilinen hazine daha sonra kayıplara karışmış. Yakın zamanda Ruslar hazinenin kendilerinde olduğunu açıklamışlardır.

 Troia 

Efsaneler beni hep sıkmıştır ve gerçeklikten uzaklıkları da ayrıca bir sinir bozucu durum olmasına rağmen rehber anlattı biz dinledik. Ancak şu soru kafamda dönüp durdu? Yahu bu şehirler kurulmuş, bir gerçeklik var ortada, bunu Yunan tanrılarına dayandırmayıp gerçek hikayelerini öğrenemeyecek miyiz? Buraların gerçek tarihini bilemeyecek miyiz? Bu soruları birazdan bahsi geçecek olan Çanakkale savaşı ve diğer tarih bilgilerimiz için de sormaktayım, ne yazık ki yanlış tarih bilgileriyle oyalanan, karıştırılan kafalarımız ne zaman gerçekle karşılaşır işte orası bir muamma…

Efsaneler beni her ne kadar sıksada merak edenler için Truva atının hikayesini anlatmamak olmaz.

Truva Savaşının temelleri yunan mitolojisindeki tanrılar arasında çıkan çekişmeye dayanır.Kral Peleus ile Deniz perisi Thetis’in evlenme merasimine çağrılmayan nifak tanrıçası Eris, düğün akşamı ziyafet esnasında masanın üzerine en güzele yazan altın bir elma bırakır. Kudret tanrıçası Hera, Zeka tanrıçası Athena ve Aşk tanrıçası Afrodit elmaya sahip olmak için çekişmeye başlarlar. İşin içinden çıkamayan tanrılar, durumu çözmek için tanrıların babası Zeus’a giderek, onun hakemlik yapmasını isterler. Zeus, antlaşmazlığı sorunsuz çözmek için bu belayı Olympos’tan uzaklaştırmaya karar verir ve onlara bir ölümlü olan ve kaderin bir parçası sonucunda ida dağında (bugünkü Kazdağları) çobanlık yapan Kral Priamos’un oğlu Paris’in yanına gönderir. Zeus tanrılara ölümlü Paris’in vereceği kararın en doğrusu olacağını söyler. Tanrılar Paris in yanına giderler ve ona tarihte ilk rüşvet olarak kabul edilen kendi güçleriyle ilgili birçok vaatte bulunurlar. Paris Aşk tanrıçası Afrodit’i seçer ve bu duruma bozulan diğer tanrılar Paris’e lanet okurlar ve ülkesine en büyük felaketi getirmeye ant içerler.

Priamos

Akhalılar ile Truva halkı arasında yaklaşık 10 yıl boyunca süren Truva Savaşının sebebi, Truva Kralı Priamos un oğlu Paris’in, Sparta Kralı Menelaos’ un dünya güzeli karısı Helen’ i, Güzellik Tanrıçası Afrodit’ in yardımlarıyla Truva’ya kaçırmasıdır. Bunun üzerine Menelaos ve diğer yunan kralları yaptıkları antlaşma gereği birleşerek Truva’ya saldırır. Bu saldırı karşısında, Akhalıları müşterek düşman kabul eden Anadolu halkı da Truvalıların yanında yer alır. Efsaneye göre, Olympos taki Tanrıların sebep olduğu ve karıştığı Truva Savaşı yıllarca çok çetin çarpışmalara sahne olur. Savaş boyunca iki taraf birbirine kesin bir üstünlük sağlayamayınca, Akhalılar Truvalılara çok kurnaz bir oyun oynar. Akhalıların en akıllı krallarından Odysseus, bir tahta at yapma fikrini ortaya atar. Plana göre Akhalılar savaştan çekiliyor gibi gözüküp, geride çok büyük bir tahta at bırakırlar. Odysseus ve diğer seçkin komutanlar atın içine gizlenirken, diğerleri denize açılıp gemileri Bozcaada’nın arkasına, Troyalıların onları göremeyeceği bir şekilde gizlerler. Planın yürümesi için, görevi tahta atın Truvanın surlarından içeri girmesini sağlamak olan bir Akhalı askeri atın yanında bırakırlar. Akhalıların çekildiğini gören Truvalılar, şaşkınlık içinde batı kapısının önündeki dev tahta atın yanına giderler. Bu sırada ortaya çıkan Sinon ismindeki Akhalı asker, ağlayıp, sızlanarak Yunanlılardan nefret ettiğini, onu Akhalıların geri dönüşleri için gerekli rüzgarın çıkması adına kurban seçtiklerini ve kendisinin kaçarak kurtulduğu yalanını söyler, ve şöyle devam eder:

Truva Atı

Tahta at Tanrıça Athena’ya kutsal bir sunak olarak yapılmıştır. Büyük olmasının sebebi Troyalıların onu dar şehir kapılarından şehrin içine almalarını engellemek içindir. Akhaların beklentisi Troyalıların bu atı yakıp yıkmalarıdır. Böylece Tanrıça Athena’nın öfkesini Troya üzerine çekmiş olacaklardır. Ama Troyalılar atı şehrin içine alıp onu korurlarsa Athena’nın lütfu Troyalılara yönelecektir.

Barış özelemiyle yanıp tutuşan Truvalılar bu yalana inanırlar ve tahta atı içeri alırlar. Gece barış kutlamalarıyla çoşan ve alkolün etkisiyle sızan Truvalılar, atın içindeki Akhalı Savaşçılara gafil avlanırlar. Bu sırada Truva’nın surlarına yaklaşmış olan Akha Ordusunun da takviyesiyle Truva Şehri tamamen harabe haline dönüşür. Truva’nın baştan sona yakıldığı bu korkunç katliam sonrasında Menelous Helen’i alarak Yunanistan’a yelken açar.

Etiketler:

Yorum Yazın