Zilhicce

Kur’ân-ı Kerim’de Fecr sûresinde “Ve on geceye yemin olsun” ifadesinde kastedilen on gece bazı kaynaklara göre Ramazan ayının son on günü veya Muharrem’in ilk on günü olarak belirtilse de genel görüş, bu mübarek on günün Zilhicce ayının ilk on günü olduğudur.

Zilhicce

Kameri ayların on ikincisi olan Zilhicce ayı, İslam’ın beş esasından olan hac ibadetinin yerine getirildiği aydır. Bu mübarek ayın 1’inden 10’una kadar olan zaman dilimi “leyali-i asere”, yani on mübarek gecedir. 10’uncu günü ise Kurban Bayramının ilk günüdür.

Peygamber Efendimiz (sav) bugünlerin önemini şöyle ifade ediyor:

“Salih amellerin Allah’a en ziyade sevgili olduğu günler bu on gündür! Ondaki her bir günün orucu bir yıllık oruca (sevaba) eşittir. Ondaki bir gece kıyamı (ibadetle ihya edilmesi) Kadir Gecesi’nin ihyasına eşittir. ”

Yazının tamamını okuyun »

Yalnızlık bir sebep midir yoksa sonuç mu?

marti3 copy

Bundan 5 sene evveldi, İstanbul’a gelişim. Ne sırtımda bavulum, ne kalacak yerim, ne de param pulum vardı. Ama çalışmaya gelmiştim, kendi ayaklarımın üzerinde durmaya.

İşte gerçek hayat buymuş; bundan önce anne babamın sırça sarayında el bebek gül bebek yaşamışım hayatı.

İlk geldiğim günlerde teyzemde kaldım, bana acilen bir öğrenci evi bulundu ve ben artık bambaşka insanlarla, bambaşka kişiliklerle aynı evi paylaşacaktım. Sanırım bu bir kâbustu.  Çünkü ben daha önce ailemden hiç ayrılmamıştım. Hiç kimseyle ortak bir hayatı paylaşmak durumunda kalmamıştım. Ama elden ne gelirdi ki…

İşyerim kaldığım eve biraz uzaktı, maaşım azdı, ailemden ayrıydım, evdeki insanlarla bir arada olmaktan çok rahatsızdım vs. hâsılı çok da güzel zamanlar geçirmiyordum.

Yaklaşık 4 ay kaldığım o evde yegâne arkadaşım Kezban’dı. Kezban Konya halkla ilişkiler son sınıf öğrencisiydi ve Radyo 7’de staj yapmak için gelmişti.

Kezban ile her akşam Fatih Fevzi Paşa caddesinde paramız varsa Henien’de tavuk burger yer, paramız yoksa da İstanbul’da olmanın sefasını! Sürerek sohbet eder, kol kola gezerdik.

Yazının tamamını okuyun »

Ramazan, Hoşgeldin gönül hanelerimize!

Ramazan-ı Şerif, bir kutlu ay, bir kutlu günler ve geceler topluluğu. Her dakikasında nefs ile savaş var, her zerresinde Allah’ın rızasına kavuşmak.

Öyle ki  maksadımız, ne öne gelen yemekler ağza götürülebilsin, ne de ok gibi sivri, zehir gibi acı sözler ağızdan çıkabilsin…

Ramazan ‘da gönül, dil, mide, akıl hepsi topyekun temizlenmede, arınmada, susmada hâsılı terbiyede ama bir o kadar da teyakkuzda.  Teyakkuzda çünkü her daim hazır ve nazırlar Allah kelâmı bir güzel söz sarfetmek, dua etmek, besmeleyle iftar ve sahura ermek için.

Hayırlı Ramazanlar

Mahmud Es’ad Coşan Rh. A. Hocaefendimiz’in buyurduğu üzere; “Recep mahsul ekme ayı, Şaban ayı mahsulü yetiştirme ayı, Ramazan ayı da mahsulü biçme ayı.” Ramazan-ı Şerif’te faydalı mahsuller derip, Rabbimiz’in huzuruna çıkmak nasip olsun hepimize.

Dillere pelesenk olan “ aah o eski ramazanlar” sözünden sıyrılıp, geçmiş ramazanlara ağlamaktansa, geçmiş günahlarımıza ağlamak daha evla, daha akilâne değil midir? Ramazanda yalnızlığı ganimet bilip, kendimizi hesaba çekmek Ramazan’ın ihyası için daha elzem değil midir?

Şu mübarek aylarda nefsine galebe çalan, ibadetini huşû ile gerçekleştiren, yoksulu fakiri, açı gözeten, Rabbi’ne kul, etrafına örnek olabilen, ahlaklı, edepli, saygılı, akıllı, usulünce söz söyleyip, işiten Müslümanlardan olmamızı Allah’dan niyaz ederiz.

Ve ey Ramazan, hoş geldin gönül hanelerimize! Sana layık olmaktır emelimiz…

Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun.

Âfitap

Etiketler:

Âfitap’a Hoşgeldiniz…

Yıllardır bir planımız var, gezi notlarımızı ve fotoğraflarımızı yani dondurduğumuz anılarımızı kaleme almak.

Madem İstanbul gibi bir şehirde yaşıyoruz, o halde İstanbul’u gezmekle başlayacaktık bu uzun yolculuğa.

Ama nerden başlayacaktık? İstanbul deryadır öyle birkaç ömre de sığmaz hani.

Elimizde İstanbul’un İstanbul olmasında en büyük pay sahibi, yedi tepeden seyrine doyulmayan mabetlerin mimarı El-Fakir Ser Mimar-ı Hassa mührü ile imza atacak kadar mütevazi ancak büyük bir mimari deha olduğu tüm dünyada kabul gören Mimar Sinan’ın eserlerinin bir haritası ile başlamaya karar verdik.

Düştük yollara,

İşte ilk serüvenimizden kareler; bildiklerimiz gördüklerimiz, göreceklerimiz ve anlatacaklarımıza kefil olsunlar.

Başlasın seyr-ü sefer.

Bu yaptığımız çalışmalarla yeni bir Evliya Çelebi vücuda gelmeyecek belki amma ruhu elbette yaşayacak.

Tüm Evliya Çelebi ruhlu seyyahlara selam ile…

Etiketler: , , , , , ,